Herkes Yapay Zekâdan Bahsediyor
Son iki yılda yapay zekâ, neredeyse tüm sektörlerde en önemli teknoloji trendlerinden biri haline geldi.
Şirketler yapay zekâ destekli asistanları, otomatik talep tahminini, akıllı analitik çözümlerini, yapay zekâ tarafından oluşturulan raporları ve finans ile üretimde anomali tespitini araştırıyor. İlk bakışta, yalnızca yapay zekâyı kullanmaya başlamanın bile işletmeyi daha verimli hale getirmek için yeterli olduğu düşünülebilir.
Ancak burada önemli bir sorun var.
Yapay Zekâ Kendi Başına Hiçbir Şey Bilmez
Yapay zekâ bilgiyi yoktan var etmez.
Eğer verileriniz:
-
eksikse;
-
tutarsızsa;
-
birden fazla Excel dosyasına dağılmışsa;
-
yapılandırılmış kayıtlar yerine çalışanların hafızasına dayanıyorsa;
-
gerçek stok seviyeleriyle örtüşmüyorsa;
-
satın alma süreçleri manuel olarak yürütülüyorsa,
yapay zekâ yalnızca bu karmaşayı daha da büyütür.
Yaygın bir ifadeyle:
Çöp girerse, çöp çıkar.
Neredeyse tüm kritik iş kararları, bir ERP sistemi tarafından üretilen verilere dayanır.
ERP sisteminiz şunları bilir:
-
ne sattığınızı;
-
ne ürettiğinizi;
-
ürünlerinizin gerçek maliyetinin ne kadar olduğunu;
-
hangi malzemelerin kullanıldığını;
-
hangi müşterilerin en yüksek kârlılığı sağladığını;
-
hangi tedarikçilerin gecikmelere neden olduğunu;
-
kayıpların ve verimsizliklerin nerede ortaya çıktığını.
Bu nedenle yapay zekâ neredeyse her zaman ERP ile başlar.
Yapay zekâyı uygulamaya almadan önce her şirketin kendine birkaç önemli soru sorması gerekir:
-
Stok kayıtlarımız doğru mu?
-
Şirket genelinde standartlaştırılmış ana verileri kullanıyor muyuz?
-
Gerçek üretim maliyetlerimizi biliyor muyuz?
-
Finansal raporlarımıza tamamen güvenebilir miyiz?
-
Tüm işletme verilerimiz tek bir entegre sistemde mi saklanıyor?
Bu soruların bazılarının yanıtı bile "hayır" ise, ilk öncelik veri kalitesini iyileştirmek olmalıdır.
Modern bir ERP sistemi:
-
işletme verilerini tek bir yerde toplar;
-
mükerrer bilgileri ortadan kaldırır;
-
iş süreçlerini standartlaştırır;
-
operasyonların eksiksiz izlenebilirliğini sağlar;
-
tüm organizasyon için tek bir doğru veri kaynağı oluşturur.
Bunlar, yapay zekânın güvenilir tahminler üretmesi, örüntüleri tespit etmesi ve daha doğru iş kararlarının alınmasını desteklemesi için ihtiyaç duyduğu koşullardır.
Bu nedenle ERP artık yalnızca bir muhasebe veya operasyon sistemi değildir.
ERP, dijital dönüşümün ve gelecekteki yapay zekâ kullanımının temelini oluşturur.
1C:Drive, şirketlerin tam da böyle bir temel oluşturmasına yardımcı olur.
Sistem; satış, satın alma, üretim, depo yönetimi, finans ve yönetim muhasebesini tek bir bilgi ortamında bir araya getirir.
Bunun sonucunda şirketler:
-
birbirinden kopuk Excel tablolarını ortadan kaldırabilir;
-
güncel ve gerçek zamanlı işletme verilerine erişebilir;
-
iş süreçlerini standartlaştırabilir;
-
operasyonel şeffaflığı artırabilir;
-
analitik ve yapay zekâ uygulamaları için güvenilir bir veri temeli oluşturabilir.
Bugün artık soru, şirketinizin yapay zekâ kullanıp kullanmayacağı değil.
Büyük olasılıkla kullanacak.
Asıl soru, yapay zekânızın güvenebileceğiniz verilere sahip olup olmadığıdır.
Bunun yanıtı henüz net değilse, işe başka bir yapay zekâ aracı seçerek başlamayın.
Önce verilerinizi düzenleyin.
Çünkü güçlü yapay zekâ her zaman güçlü bir ERP ile başlar.